Kokulu makyaj (Scented Make-Up) trendinin beklenmedik geri dönüşü, parfümsüz kozmetiklerin tahtını sallıyor. Nasıl mı? Birlikte bakalım.
Bir ruj düşün; sürdüğün anda sadece dudağına değil, ruh hâline de iyi geliyor. Ya da allığını yüzüne dokundururken odanı saran o tatlı vanilya kokusunu… Görünüşe göre bu mini mutluluk anları sadece sana özel değil. Zira kokulu makyaj trendi uzun bir aradan sonra resmen sahnede!
Kozmetik dünyası artık yalnızca nasıl göründüğünle değil, nasıl hissettiğinle de ilgileniyor. Bu dönüşüm, yıllardır hüküm süren “fragrance-free” formüllerin popülaritesini bile gölgede bırakabilir. Peki kokulu makyajın bu sürpriz dönüşünün arkasında ne var? Hangi aromalar öne çıkıyor? Bu trendin favori ürünleri neler? Kokulu makyaj akımına dair bilinmeyenleri öğrenmeye hazırsan, başlıyoruz!

Duyusal Lüks Anlayışı Yükselişte
Kozmetiklerde koku bileşenlerinin kullanılması elbette yeni değil. Pek çok ürün, içerdiği aktif maddeler nedeniyle hoş olmayan aromalar ortaya çıkarabiliyor. Bu yüzden uzun yıllar boyu, istenmeyen aromaları maskelemek için kozmetiklerde koku katkıları kullanılıyordu. Derken, özellikle son yıllarda yükselen wellness, minimalizm, clean beauty gibitrendlerin etkisiyle, kokusuz alternatiflere olan yönelim önemli ölçüde arttı. Bugün ise tablo yeniden tersine dönmüş durumda. Kokulu makyaj ürünlerine olan talep hızla yükseliyor. Üstelik bu, sadece kötü kokuları baskılama meselesi değil, doğrudan “duyusal lüks” anlayışının bir yansıması.

Bu anlayışa göre lüks artık satın aldığın bir ürün değil, duyular yoluyla hissettiklerin. Ve araştırmalar da bu görüşü destekler nitelikte. Amra & Elma’nın 2025 Duyusal Pazarlama İstatistikleri’ne göre tüketicilerin yüzde 63’ü çoklu duyusal marka deneyimleri talep ediyor.
Duyuların başrolünde ise hiç de şaşırmayacağımız gibi “kokular” var. İstatistikler, duyguların yüzde 75’inin kokuyla tetiklendiğini gösteriyor. Tüketiciler kokladıklarının yüzde 35’ini hatırlarken, gördüklerinin yalnızca yüzde 5’ini akılda tutuyor. Beynimiz yıllardır bu trendin geri dönmesini bekliyor desek yanılmış olmayız sanki?
Peki bunun güzellikteki karşılığı ne? Kokuyu devreye soktuğunda ürün bir anda karakter kazanıyor. Makyaj rutininde sıradan bir adım olmaktan çıkıp keyifli bir ritüele dönüşüyor. Bu esnada kullanan kişiyle marka arasında da kendiliğinden duygusal bir bağ kuruluyor. Yani mesele sadece şık ambalajlar ya da güzel renkler değil. Asıl fark; görme, dokunma, koklama üçlüsünün aynı anda devreye girdiği o duyusal hazda ortaya çıkıyor. Ve makyajın bittiğinde artık yüzüne sadece pigment eklemekle kalmış olmuyorsun, kokusuyla seni tamamlayan görünmez bir imza taşıyorsun.

Kozmetikte Hangi Kokular Karşımıza Çıkıyor?
Vanilya: Balm’dan likit ruja kadar her yerde karşımıza çıkıyor. Yumuşak, tatlı ve iyi hissettiren etkisiyle makyaj markalarının en güvenilir aromalarından biri.
Çikolata: Likit rujların yıldızı. Kakao çekirdeğinden gelen sıcak ve davetkâr kokusu hem tatlı hem çekici bir his yaratıyor.
Pamuk şekeri: Daha çok dudak balmlarında görüyoruz. Buram buram nostalji kokuyor. Çocukluk eğlencelerini hatırlatan, şekerli ve hoş bir aroması var.
Meyvemsi kokular: Hem yüz bakımında hem de renkli kozmetikte öne çıkıyor. Hafif, ferah ve soft notalara sahip karpuz, narenciye ve tropik meyve kokuları sıkça tercih ediliyor.
Botanik ve çiçeksi kokular: Tatlı badem kokusu doğal bakım hissi uyandırırken gül ve yasemin gibi notalar temiz, yumuşak ve zamansız bir çiçek etkisi bırakıyor.

Loopstermag Radarından Favori Kokulu Makyaj Ürünleri
Kokulu makyaj trendi yükseliyorsa, elbette merceğimize takılan ürünleri konuşacağız. İşte hem kokusuyla hem performansıyla öne çıkan 6 favorimiz:
1- Maybelline Moisturizing Serum Ruj:
Maybelline’in hafif vanilya kokulu yeni serum–ruj hibriti, dudağa değdiği anda hem renk hem bakım veriyor. Formülünde hyaluronik asit ve besleyici yağlar var; bu yüzden dudakta ruj gibi durup lip serum gibi hissettiriyor.
Seride saten ve mat olmak üzere 16 farklı ton bulunuyor. Nude’dan cesur renklere kadar herkes kendine göre bir seçenek bulabilir. Ürün şu an globalde satışta. Türkiye raflarına henüz gelmedi ama yakın zamanda kozmetik marketlerde görünmesi çok olası. Takipte kalmakta fayda var.

2- A’PIEU Juicy-Pang Sıvı Allık:
Su gibi hafif dokusuyla yokmuş gibi duran ama anında yüzü canlandıran o fresh allıklardan. Şeftali, kiraz ve incir özlerinden gelen meyvemsi kokusu, uygularken minik bir serotonin patlaması yaşatıyor. Watercolor efekti ile yüzde doğal ve yumuşak bir renk dağılımı yaratıyor. Doğal makyaj severler için ideal.

3- Physicians Formula Murumuru Butter Bronzer:
Hindistan cevizini andıran tropik kokusuyla sosyal medyada sık sık karşımıza çıkan bir bronzer. Amazon yağlarıyla zenginleştirilmiş kremsi dokusu ciltte kolayca eriyor ve doğal bir “güneş görmüş” etkisi bırakıyor. Yumuşak bitişi ve nem veren yapısı sayesinde yıl boyu popüler. Taze, sıcak bir bronzluk isteyenler bir şans vermeyi deneyebilir.

4- Burberry Kisses Matte 93 Russet Ruj:
Burberry’nin mat ruj serisi, tek sürüşte verdiği yüksek renk yoğunluğuyla öne çıkıyor. Klasik mat rujların aksine dudakları sertçe kurutmuyor, formülündeki hyaluronik asit iyi iş çıkartmış diyebiliriz. Serinin en hoş ayrıntısı ise hafif gül kokusu. Uygularken rahatsız etmeyen, makyaj rutinine lüks bir dokunuş ekleyen bir koku. Günlük kullanımda da iddialı bir görünüm için rahatlıkla tercih edilebilir.

5- Too Faced Chocolate Soleil Bronzer:
Gerçek kakao tozu içeren Chocolate Soleil, doğal bronzluk isteyenlerin tercihleri arasında. Mat bitişli ve uzun süre kalıcı bir formülü var. Üç farklı ton seçeneği sunuyor: Milk Chocolate, Chocolate ve Dark Chocolate. Kokusu da renkleri kadar kakao karakterine sahip. Hem tonu hem kokuyu bir arada hissetmek isteyen kakao severler için bu seri doğru adres olabilir.

6- I Heart Revolution Strawberry Glow Sabitleyici Sprey:
Strawberry Glow, makyaj sabitleme adımını çilek kokulu bir mini ritüele dönüştürüyor. Formülündeki aloe vera ve çilek özü cilde hafif bir ferahlık veriyor. Işıltılı yapısı çok yoğun değil, taze uyanmış cilt parlaklığı yaratıyor. Gün içinde makyajı yenilemek ve cildi canlandırmak için pratik bir seçenek.

Kısacası kokular ve renklerin aynı sahneyi paylaştığı bir güzellik dönemi kapıda! Bu trendin nereye evrileceğini şimdilik tahmin etmek zor. Ama önümüzdeki günlerde kozmetik raflarında daha çok “parfüm etkili ürün” göreceğimiz kesin.
Bitirmeden küçük bir not da bırakalım. Koku katkı maddeleri bazı ciltlerde hassasiyet yaratabilir. Daha önce reaksiyon yaşadıysan içerikleri incelemek ya da bir uzmana danışmak iyi bir ön hazırlık olur. Onun dışında her şey tamamen senin tercihine kalmış…
