Uzun bir sessizliğin ardından Şebnem Ferah 3 Haziran’da sahneye dönüyor. Bu muhteşem gece öncesi hafızaları tazelemeye hazır mısın?
Bu konserden ne beklemeliyiz?
Şebnem Ferah konserleri hiçbir zaman sadece müzikten ibaret olmadı. Onun şarkıları zaten yıllardır en kırılgan anlara eşlik ediyor ve 2019 yılında beri sahneler onun duygularından ve sesinden mahrum. Dün akşam yeni konserini büyük bir heyecanla duyuran Türk rock müziğinin efsane ismi hayranları arasında da büyük bir şaşkınlık ve heyecana neden oldu. Aynı anda binlerce insan IG hesabına yorumlar yazmaya ve konserle ilgili bilgileri araştırmaya koyuldu. Bu muhteşem gece öncesi bilgilerimizi tazeliyoruz.

Şebnem Ferah 3 Haziran 2026 Konseri
Konser öncesi hatırlaman gereken 10 Şebnem Ferah şarkısı
1. Sil Baştan
Albüm: Perdeler / Yıl: 2001
“Sil baştan yaşamak gerek bazen…”
Şebnem Ferah’ın en güçlü “yeniden başlama” anlatılarından biri. Şarkının belirli bir kişiye yazıldığına dair doğrulanmış bir bilgi yok; Ferah’ın röportajlarında da sıkça vurguladığı gibi, şarkılar çoğu zaman tek bir hikâyeden değil, biriken duygulardan çıkıyor. Perdeler albümü, sanatçının daha içe kapandığı, karanlık tonların belirginleştiği bir dönem; “Sil Baştan” ise bu karanlığın içinden çıkan bir tür çıkış kapısı. Kayıt sürecinde Demir Demirkan ve Tarkan Gözübüyük gibi isimlerin etkisi hissedilirken, şarkı sahnede neredeyse kolektif bir “yeniden başlıyoruz” anına dönüşüyor.
2. Mayın Tarlası
Albüm: Artık Kısa Cümleler Kuruyorum / Yıl: 1999
“Yürüdüğüm yollar mayın tarlası…”
İlişkilerdeki kırılganlığı anlatan en net metaforlarından biri. Ferah bu albüm için geçmişte “iç yolculuğumu anlatıyor” ifadesini kullanmıştı; “Mayın Tarlası” da bu yolculuğun en gergin, en tetikte hali. 90’ların sonundaki alternatif rock yükselişi içinde, duyguyu doğrudan ama şiirsel bir yerden anlatmasıyla öne çıkıyor. Konserde çalındığında, herkesin kendi “riskli” hikâyesini hatırladığı anlardan biri oluyor.
3. Bu Aşk Fazla Sana
Albüm: Kadın / Yıl: 1996
“Bu aşk fazla sana…”
İlk albüm Kadının en büyük çıkışlarından. Albümde İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan gibi isimlerin katkısı var ve Ferah bu dönemi anlatırken “o albümler sadece benim değil, birlikte yaptığımız insanların albümüydü” diyerek ekip ruhunu özellikle vurguluyor. Şarkı, birine fazla gelen duyguların yarattığı dengesizliği anlatıyor; bu yüzden yıllardır herkesin kendi hikâyesine uyarladığı bir parçaya dönüşmüş durumda.
4. Yağmurlar
Albüm: Kadın / Yıl: 1996
“Yağmurlar…”
Şebnem Ferah’ın solo kariyerinin erken dönemini ana akıma taşıyan şarkılardan biri. Kadın, Sezen Aksu ve Onno Tunç desteğiyle çıkan, Türkiye’de kadın rock vokaller için alan açan önemli bir albüm olarak kabul ediliyor. “Yağmurlar” ise bu dönemin en dramatik ama en doğrudan parçalarından; sahnede çalındığında 90’lar nostaljisiyle birlikte güçlü bir duygusal hafıza açıyor.
5. Sigara
Albüm: Perdeler / Yıl: 2001
“Ben sigara dumanının altında yana yana en sonunda kül oldum…”
Ayrılık sonrası dağılma hissini küçük bir imgeyle büyüten bir şarkı. Ferah’ın yazımındaki en güçlü taraf burada net: minimal bir cümleyle büyük bir duygu yaratmak. Perdeler albümünün içe dönük, gölgeli atmosferinde “Sigara”, daha sakin ama en çok içe işleyen parçalardan biri olarak duruyor.
6. Perdeler
Albüm: Perdeler / Yıl: 2001
“Ardımda büyük büyük, kocaman ağır yükler
Her yerimden çektiler, beni beklettiler
Dinlendim, su içtim, aktı dudaklarımdan
Her gün güneş doğar, yeter ki açık olsun perdeler”
Diskografide özel bir yere sahip çünkü Apocalyptica işbirliğiyle farklı bir boyut kazanıyor. Şebnem Ferah’ın uzun zamandır böyle bir grupla çalışmak istediği biliniyor; şarkının çellolarla yeniden kurulan versiyonu, rock ile klasik müzik arasında karanlık ve sinematik bir köprü kuruyor. Teması ise net: dünyayla araya mesafe koyma, içeri çekilme isteği.
7. Can Kırıkları
Albüm: Can Kırıkları / Yıl: 2005
“Benim belki de gizli bir bildiğim var
Elbette ağlarım, benim can kırıklarım var
Senin gördüğün, yanağımdan süzülenler
Asıl içimde, içinde yüzdüğüm bir deniz var”
Bu albümle birlikte gitarlar daha sert, duygu daha çıplak hale geliyor. Ferah röportajlarında sahne sound’una ulaşmanın kendisi için çok önemli olduğunu söylüyor; “Can Kırıkları” da bu yüzden sadece stüdyo şarkısı değil, sahnede büyümek üzere yazılmış gibi. İçeride biriken ve kolay toparlanmayan hasarları anlatıyor. 2007 konseri performansı ise adeta tarihe bir not.
8. Ben Bir Mülteciyim
Albüm: Can Kırıkları / Yıl: 2005
“Ben bir mülteciyim
Yüreğimde yaşıyorum
Esir değil, kul hiç değil
Kendimde yaşıyorum”
Ferah’ın en varoluşsal şarkılarından biri. Buradaki mültecilik, fiziksel bir yer değiştirmeden çok, insanın kendi hayatında bile kendine yer bulamaması gibi okunuyor. Bu yüzden yıllar içinde daha politik yorumlara da açık hale geldi; ama özünde çok kişisel bir yabancılaşma hissi taşıyor.
9. Yalnız
Albüm: Benim Adım Orman / Yıl: 2009
“Her bahar öncesinde kardelene dönüşmeyi
Kopmayı, koparılmayı anlat
Karanlıkla dans etmeyi, sonra ölmeye yatmayı
Kahpe dünyayı anlat, anlat”
İçe kapanma hissini en sade haliyle anlatan parçalardan. Bu albüm döneminde Ferah’ın anlatımı daha karanlık ve daha minimal; ama “Yalnız”ın asıl gücü sahnede ortaya çıkıyor. Kalabalıkla birlikte söylendiğinde, ironik biçimde yalnızlık hissini dağıtan bir ana dönüşüyor.
10. Koridor
Albüm: Parmak İzi / Yıl: 2018
“Kendimden, ve senden
Başıma gelen en
En güzel şeylerden
Aklımdan, fikrimdenZaten hiç yokmuşsun…”
Son stüdyo albümünden gelen en güçlü parçalardan. Kayıtlarda Ozan Tügen, Kerem Özyeğen, Buket Doran, Aykan İlkan, Metin Türkcan, Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan gibi isimler yer alıyor; yani Ferah’ın yıllar içinde kurduğu müzikal çevrenin bir özeti gibi. “Koridor”, daha olgun, daha yoğun ve daha karanlık bir anlatım taşıyor; bu yüzden dönüş konserinde eskiyle yeniyi bağlayan parça olabilir.
Biletler nerede?
Bilet satış kanalları henüz resmi olarak açıklanmış değil. Duyurunun KüçükÇiftlik Park ve +1 üzerinden yapılması bekleniyor. Bu yüzden konseri kaçırmak istemeyenlerin iki hesabı da yakın takibe alması iyi fikir.




