Güçlü senaryoları, unutulmaz karakterleri ve oyuncuyu hikâyenin tam ortasına yerleştiren anlatılarıyla en iyi hikaye odaklı oyunlar bu listede buluşuyor.
Video oyunları artık yalnızca refleks ve rekabetten ibaret değil; güçlü senaryoları, derin karakter yazımları ve sinematik anlatılarıyla çağımızın en etkili hikâye anlatım araçlarından biri hâline geldi. Oyuncuyu yalnızca bir “kontrolcü” değil, hikâyenin aktif bir parçası yapan bu yapımlar; kimi zaman ağlatıyor, kimi zaman düşündürüyor, kimi zaman da ahlaki sınırları sorgulatıyor. İşte oyun dünyasında hikâye anlatımını bir üst seviyeye taşıyan, milyonlarca oyuncu tarafından sevilmiş ve hâlâ konuşulmaya devam eden 10 unutulmaz hikâyeli oyun.
En İyi 10 Hikaye Odaklı Oyun
The Last of Us (Part I & Part II)
Geliştirici: Naughty Dog
Yayıncı: Sony Interactive Entertainment
Naughty Dog imzası taşıyan The Last of Us, PlayStation ekosisteminin en güçlü hikâye anlatılarına sahip serilerinden biri olarak kabul ediliyor. The Last of Us serisi, oyun dünyasında hikâye anlatımının ne kadar güçlü ve sarsıcı olabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri. Post-apokaliptik bir dünyada geçen hikâye, ilk bakışta klasik bir zombi anlatısı gibi görünse de aslında merkezine insan ilişkilerini, kaybı ve hayatta kalmanın psikolojik bedelini alıyor. Joel ve Ellie arasındaki bağ; baba-kız ilişkisini çağrıştıran, zamanla sevgi, korku ve bağımlılıkla örülen karmaşık bir yapıya dönüşüyor. Oyunun en dikkat çekici yönlerinden biri, diyalogların neredeyse hiç “oyun gibi” hissettirmemesi; karakterler arasındaki sessizlikler bile hikâyenin bir parçası hâline geliyor.

Part II ise intikam temasını romantize etmek yerine parçalayan, oyuncuyu rahatsız etmeyi göze alan cesur bir anlatı kuruyor. Oyuncuya empati kurmak istemediği karakterlerle bağ kurdurması, anlatının en ayırt edici özelliklerinden biri. Ayrıca iki oyunda da çevresel hikâye anlatımı oldukça güçlü; terk edilmiş evler, duvar yazıları ve küçük notlar, ana hikâyenin dışında sessiz yan hikâyeler sunuyor. Bu yönüyle The Last of Us, yalnızca izlenen değil, hissedilen bir hikâye deneyimi yaratıyor.

Red Dead Redemption 2
Geliştirici: Rockstar Games
Yayıncı: Rockstar Games
Rockstar Games tarafından geliştirilen Red Dead Redemption 2, açık dünya oyunlarının yalnızca geniş haritalardan ibaret olmadığını kanıtlayan bir anlatı başarısı sunuyor. Red Dead Redemption 2, sabır isteyen temposuna rağmen oyun tarihinin en derin karakter yolculuklarından birini sunuyor. Arthur Morgan’ın hikâyesi, vahşi batının romantize edilmiş anlatısını yıkarak, modernleşen dünyada yeri kalmayan bir hayat tarzının çöküşünü gözler önüne seriyor. Oyun, “iyi” ya da “kötü” olmak gibi basit ahlaki ikilikler sunmak yerine, oyuncunun küçük davranışlarının bile Arthur’un karakterini şekillendirdiği bir sistem kuruyor. Onur sistemi yalnızca oynanışı değil, diyalogları ve hikâyenin tonunu da etkiliyor.

RDR2’nin en özel detaylarından biri, yan görevlerin bile ana hikâyeyle tematik olarak örtüşmesi. Rastgele karşılaşılan bir karakterin kısa hikâyesi bile Arthur’un içsel çatışmalarını yansıtıyor. Ayrıca kamp içindeki günlük rutinler, karakterlerin zamanla değişen diyalogları ve Arthur’un defterine çizdiği eskizler, hikâyeyi yaşayan bir organizma hâline getiriyor. Bu detaycılık, oyunu yalnızca oynanan değil, yaşanan bir hikâye hâline getiriyor.

Disco Elysium
Geliştirici: ZA/UM
Yayıncı: ZA/UM
Estonya merkezli bağımsız stüdyo ZA/UM tarafından geliştirilen Disco Elysium, oyun dünyasında hikâye anlatımına radikal bir bakış açısı getiren nadir yapımlardan biri. Çatışma, refleks ya da aksiyon yerine diyalogları ve iç monologları merkeze alan oyun, karakterin zihnini adeta çok sesli bir sahneye dönüştürüyor. Oyuncunun becerileri yalnızca istatistik değil; aynı zamanda karakterin iç sesi hâline geliyor. Mantık, empati, paranoya ya da otorite duygusu, oyuncuyla konuşarak hikâyeye doğrudan müdahale ediyor.

Oyunun en özgün yönlerinden biri, politik ideolojileri didaktik olmadan ele alması. Oyuncu farkında olmadan bir dünya görüşü inşa ediyor ve bu görüş, karakterin çevresiyle kurduğu ilişkilere yansıyor. Ayrıca başarısızlık, Disco Elysium’da cezalandırılan bir durum değil; aksine hikâyeyi derinleştiren bir araç. Yanlış cevaplar, utanç verici anlar ve düşüşler, anlatının doğal bir parçası hâline geliyor.
God of War (2018 – Ragnarök)
Geliştirici: Santa Monica Studio
Yayıncı: Sony Interactive Entertainment
Sony Santa Monica Studio tarafından geliştirilen God of War serisi, 2018 yapımı oyunla birlikte yalnızca mekanik değil, anlatısal bir yeniden doğuş yaşadı. Daha önce öfke ve intikamla özdeşleşen Kratos, bu kez geçmişiyle yüzleşen bir baba olarak karşımıza çıkıyor. Oğlu Atreus ile kurduğu ilişki, oyunun duygusal omurgasını oluşturuyor. İskandinav mitolojisi, bu baba-oğul hikâyesi için yalnızca bir arka plan değil; kader, kehanet ve sorumluluk temalarını besleyen aktif bir unsur hâline geliyor.

Serinin en dikkat çekici anlatı tekniklerinden biri, kameranın neredeyse hiç kesilmemesi. Tek plan hissi veren anlatım, oyuncuyu hikâyeden koparmadan ilerlemesini sağlıyor. Ragnarök ile birlikte karakterler daha gri alanlara taşınıyor; “tanrı” olmanın bedeli ve ebeveynliğin ağırlığı daha sert bir şekilde ele alınıyor. Bu yaklaşım, God of War’u mitolojik bir aksiyon oyunundan çok, olgun bir karakter dramına dönüştürüyor.

Detroit: Become Human
Geliştirici: Quantic Dream
Yayıncı: Sony Interactive Entertainment
Quantic Dream’in imzasını taşıyan Detroit: Become Human, seçim ve sonuç ilişkisini merkezine alan bir anlatı sunuyor. Android karakterler üzerinden özgür irade, bilinç ve insanlık kavramları sorgulanırken, oyuncu her kararın geri dönüşü olmayan sonuçlarıyla yüzleşiyor. Oyunun en ayırt edici özelliği, karar ağacını şeffaf biçimde göstermesi. Bölüm sonunda açılan akış diyagramı, oyuncuya kaçırdığı ihtimalleri göstererek anlatının ne kadar geniş olduğunu hissettiriyor.

Her ana karakter farklı bir temayı temsil ediyor: Markus özgürlük ve devrimi, Connor kontrol ve itaat kavramını, Kara ise empati ve korunma içgüdüsünü simgeliyor. Bu çoklu bakış açısı, hikâyeyi tek bir doğruya bağlamaktan kaçınıyor. Detroit, oyuncuyu yalnızca “ne yapmalıyım?” sorusuyla değil, “neden bunu yapıyorum?” sorusuyla da baş başa bırakıyor.
Silent Hill 2
Geliştirici: Team Silent (Konami)
Yayıncı: Konami
Konami bünyesindeki Team Silent tarafından geliştirilen Silent Hill 2, korku oyunlarının hikâye anlatımında psikolojik derinliğin zirvesi olarak kabul ediliyor. Oyun, korkuyu ani sesler ya da canavar tasarımlarından çok, karakterin bastırılmış duyguları üzerinden inşa ediyor. James Sunderland’ın kasabaya gelişi, aslında kendi zihnine yaptığı bir yolculuk niteliği taşıyor. Karşılaşılan her yaratık, James’in suçluluğunun ve inkârının sembolik bir yansıması olarak okunabiliyor.

Oyunun en özel detaylarından biri, çoklu sonların oyuncunun farkında olmadan yaptığı davranışlara bağlı olması. James’in aynaya ne kadar baktığı, yaralıyken ne kadar beklediği gibi küçük detaylar, finali etkileyebiliyor. Bu da Silent Hill 2’yi yalnızca anlatılan değil, oyuncunun bilinçaltıyla birlikte şekillenen bir hikâye hâline getiriyor.
Alan Wake 2
Geliştirici: Remedy Entertainment
Yayıncı: Epic Games Publishing
Finlandiyalı stüdyo Remedy Entertainment tarafından geliştirilen Alan Wake 2, hikâye anlatımını oyun, edebiyat ve televizyon dizisi estetiğiyle harmanlayan son derece katmanlı bir yapım. Oyun, yalnızca korku unsurlarıyla değil, yapısıyla da oyuncunun algısıyla oynuyor. Bölümler, bir romanın sayfaları gibi ilerlerken, oyuncu zaman zaman hikâyenin anlatıcısı mı yoksa kurbanı mı olduğunu sorguluyor. Gerçeklik ile kurgu arasındaki çizgi bilinçli şekilde bulanıklaştırılıyor.

Oyunun en dikkat çekici detaylarından biri, müzik ve ışık kullanımının hikâyenin aktif bir parçası olması. Bazı sahnelerde müzik, yalnızca atmosfer yaratmakla kalmıyor; anlatının tonunu ve anlamını doğrudan değiştiriyor. Ayrıca iki farklı ana karakterin perspektifinden ilerleyen yapı, hikâyeye çok katmanlı bir okuma imkânı sunuyor. Alan Wake 2, korkudan çok hikayesinin gücüyle rahatsız eden bir deneyim yaratıyor.

Heavy Rain
Geliştirici: Quantic Dream
Yayıncı: Sony Computer Entertainment
Quantic Dream’in erken dönem anlatı odaklı projelerinden biri olan Heavy Rain, interaktif drama türünün en çarpıcı örneklerinden biri olarak oyuncuyu sürekli bir baskı altında tutuyor. Bir seri katilin peşinde ilerleyen hikâye, dört farklı karakterin bakış açısından anlatılırken oyuncunun yaptığı en küçük hata bile geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor. Oyunun en özgün yönlerinden biri, “game over” kavramını neredeyse tamamen ortadan kaldırması. Bir karakter öldüğünde hikâye bitmiyor; sadece başka bir yola sapıyor.

Yağmur metaforu, oyunun atmosferinde merkezi bir rol oynuyor ve suç, pişmanlık ve arınma temalarıyla doğrudan bağlantı kuruyor. Oyuncu, doğru kararı verip vermediğini çoğu zaman ancak hikâye ilerledikçe anlayabiliyor. Heavy Rain, oyuncuya güvenli bir mesafe sunmak yerine onu hikâyenin ahlaki yükünü taşımaya zorluyor.

Cyberpunk 2077
Geliştirici: CD Projekt Red
Yayıncı: CD Projekt
Polonyalı stüdyo CD Projekt Red tarafından geliştirilen Cyberpunk 2077, distopik bir gelecekte kimlik ve beden kavramlarını sorgulayan derin bir anlatı sunuyor. Night City, yalnızca bir oyun haritası değil; kapitalizm, sınıf ayrımı ve teknoloji bağımlılığı üzerine kurulmuş yaşayan bir ekosistem. Oyunun en dikkat çekici unsurlarından biri, Johnny Silverhand karakterinin oyuncunun zihninde adeta ikinci bir ses hâline gelmesi. Johnny, yalnızca bir yan karakter değil; hikâyenin sürekli tartışan vicdanı gibi işliyor.

Phantom Liberty genişleme paketiyle birlikte anlatı daha politik ve karanlık bir hâl alıyor. Casusluk, devlet kontrolü ve sadakat temaları, ana hikâyeyi daha sert bir noktaya taşıyor. Cyberpunk 2077, teknik sorunlarla anılmış olsa da anlatı açısından modern RPG’lerde hikâye yazımının ne kadar derinleşebileceğini gösteren güçlü bir örnek.

The Walking Dead
Geliştirici: Telltale Games
Yayıncı: Telltale Games
Telltale Games tarafından geliştirilen The Walking Dead serisi, hikâye odaklı oyunların geniş kitlelere ulaşmasında kilit bir rol oynadı. Zombiler, hikâyenin merkezinde değil; insan ilişkilerini sınayan bir arka plan unsuru olarak kullanılıyor. Lee ve Clementine arasındaki bağ, oyuncuların hafızasına kazınan en güçlü ebeveyn-çocuk ilişkilerinden birini sunuyor. Oyuncunun verdiği kararlar, yalnızca olayları değil, Clementine’ın dünyaya bakışını da şekillendiriyor.

Serinin en çarpıcı yönlerinden biri, oyuncuya sürekli “daha az kötü” seçeneği sunması. Net doğrular ya da mutlak iyilik yok; her karar bir bedel taşıyor. Bu yaklaşım, The Walking Dead’i klasik bir kıyamet hikâyesinden çıkarıp, insan olmanın ne anlama geldiğini sorgulayan bir anlatıya dönüştürüyor.
En İyi VPN Servisleri 2025: Yarışın Kazananı Kim?
Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitapları
Kulaklık Nasıl Seçilir?: Müzikten Maksimum Verim Almak İçin İpuçları
